MİNİ ANKET
site ile ilgili yorum ve önerileriniz nelerdir?

çok iyi
iyi
eksik
öneriler için sorularınız başlığını tıklatın
Anket Sonuçları
<<< Önceki Sayfa

B12 Vitamini ve Kansızlık

 

Günlük ortalama B12 ihtiyacı 1-2,4  mikrogramdır. B12 vitamini vücutta önemli  bazı reaksiyonların oluşmasında rol oynar , eksikliğinde megaloblastik anemi, sinir sistemi ve bazı ruhsal bozuklar gelişebilir.Tüm hayvansal besinler B12 vitamininden zengindir. Karaciğer, balık ve süt B12 vitamininden zengin iken meyve , tahıl ve sebzeler fakirdir. İnce bağırsakda emilir, fazlası depo edilir. Bu nedenle besinlerle alınmasa dahi eksikliği yıllar sonra ortaya çıkar. B12 vitaminini emilmesi için mideden salgılanan intrensek faktör’e ihtiyaç vardır. Kana geçen B12 vitamini taşıyıcı bir proteine (transkobalamin) bağlanarak ihtiyaç duyulan kemik iliği gibi yerlere taşınır. Gastrik atrofi gibi mide de intrensek faktör salgılayan hücrelerin tahrip olduğu  durumlarda B12 vitamini emilemez. Bu nedenle B12 vitamini eksikliğinin en sık nedeni  atrofik gastrittir.

B12 vitamin eksikliği nelere bağlıdır?

1- Besinlerle yetersiz alım (vejetaryen diyet)
2- Emilim Bozukluğu
  a- İntrensek faktör eksikliği
     1. Pernisiyöz anemi (gastrik atrofi),
     2. İntrensek faktörün doğumsal yokluğu veya anormalliği
     3. Midenin ameliyatla çıkarılması
  b- İnce bağırsak emilim bozukluğuna neden olan hastalıklar
     1. Bağırsak hastalıkları (ince bağırsağın ameliyatla kısmen veya tamamının çıkarılması, ince bağırsak iltihabı, bazı paraziter hastalıkları )
       2. Çöliyak hastalığı, tropikal spru
3- Diğer nedenler ((Kolsişin, Neomisin gibi bazı ilaçlara bağlı gelişen B12 eksikliği)

Pernisiyöz anemide hangi şikayetler oluşur?

Pernisiyöz anemi, gastrik atrofi nedeniyle B12 vitamininin emilememesi sonucu gelişen anemidir. Mide mukozası tahrip olduğu için intrensek faktör salınamaz ve bunun sonucunda B12 vitamini emilemez. Klinik bulgular genellikle sinsi olup kansızlığa bağlı bulgular yavaş yavaş ortaya çıkar. Halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, solukluk, dilde yanma hissi ve  dengesizlik sık görülürken bazı hastalarda  el ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma hissi saptanır. Kansızlık yavaş ilerlediğinden yaşlı hastalar kalp rahatsızlığı bulguları nedeniyle  kardiyoloji kliniğine başvurabilir. Bazı hastalarda ise  dengesizlik ve yürüme bozukluğu ön planda olduğundan hasta bir nöroloji uzmanına veya KBB uzmanına müracaat edebilir. Diğer hastalarda ise psikiyatrik bozukluklar daha belirgindir. Bazı psikiyatrik hastalıklar ile B12 vitamin eksikliği arasında ilişki saptanabilir. Örneğin  yaşlı ve depresyonlu kişilerde B12 eksikliği normal yaşlılara göre 2 kat daha fazla görülür.  Ayrıca psikiyatrik hastaların bir kısmında kansızlık gelişmeden önce B12 vitamin eksikliği  saptanabilir.

Pernisiyöz anemi kimlerde görülür?

Altmış yaş üstü ve etten yoksun diyetle beslenenlerin yaklaşık yarısında B12 eksikliği görüldüğünden bu kişilerin B12 vitamini alması gerekir. Atrofik gastrit B12 vitamin eksikliğinin en sık nedenidir.

Pernisiyöz anemi tanısı nasıl konur?

Kan sayımında kansızlığın yanı sıra lökosit ve trombosit sayısında da düşüklük görülebilir. Bu nedenle  akut kan kanseri (lösemi) ile karışabilir. Hastalığın tanısı kan sayımı, periferik yayma, serum B12, vitamin düzeyine bakılarak konur. İdrar veya kan metil malonik asit düzeyi ve serum  homosistein düzeyi tanıda yararlanılan diğer testlerdir. Megaloblastik anemide  B12 vitamin eksikliği sıklıkla gastrik atrofiye bağlı olduğundan  gastroskopi yapılmalıdır. Eğer gastrik atrofi varsa, yıllık kontrollerle hastalar takip edilmelidir. Çünkü bu hastalarda ileride mide kanseri  gelişebilir.

Pernisiyöz  anemi nasıl tedavi edilir?

Pernisiyöz anemi B12 vitamini ile tedavi edilir. Ağız yoluyla verilen  B12 vitamini emilemeyeceğinden enjeksiyon yoluyla verilir. Bu hastalarda tedavi  ömür boyu devam etmelidir. Gastrik atrofi için yıllık gastroskopi incelemeleri yapılmalıdır. Multivitamin preparatlardaki B12 vitamin miktarı yetersiz olduğundan pernisiyöz anemi tedavisinde yetersiz kalır.






<<< Önceki Sayfa



Alt Başlıklar
   © 2017 Prof. Dr. Ahmet ÖZTÜRK - www.hematolojika.com