MİNİ ANKET
site ile ilgili yorum ve önerileriniz nelerdir?

çok iyi
iyi
eksik
öneriler için sorularınız başlığını tıklatın
Anket Sonuçları
<<< Önceki Sayfa

AKUT LENFOBLASTİK LÖSEMİ (ALL)

Lökositleri oluşturan hücrelerden lenfositler, kemik iliğinde bu serinin genç hücreleri olan lenfoblastlardan meydana gelirler. Akut lenfoblastik lösemi lenfoblastların anormal bir şekilde kontrolsüz ve aşırı çoğalmasından oluşur.  Lenfoblastlar kemik iliğinde çoğalır  ve buradan kana ve  beyin-omurilik gibi diğer organlara geçerler. Lenfoblastların olgun hücreler (lenfosit) meydana getirememeleri nedeniyle bağışıklık sistemi bozulur. Biriken lenfoblastlar eritrosit, granülosit ve trombosit  gibi diğer olgun hücrelerin yapılmasını da bozarlar. Bu nedenle  kansızlık, lökopeni ve trombositopeni meydana gelir.  

 

ALL’de hangi şikayetler görülür?

Akut lenfoblastik lösemide  AML ye benzer şikayetler görülür. Artan lenfoblastların kemik iliğinde kan yapımını engellemesi nedeniyle anemi ve buna bağlı olarak halsizlik, çabuk  yorulma, hareketle artan nefes darlığı ve solukluk meydana gelir. Trombositlerin sayısında yetersizliğe bağlı olarak, ciltte morluk oluşması, toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı yaygın döküntüler, burun ve diş eti kanamaları görülür. Artan lenfoblastlar bağışıklık sistemindeki hücrelerinde yapımını bozduğu için yüksek ateş, bademcik iltihabı ve zatürre görülebilir. Lenfoblastların lenf bezleri, dalak ve karaciğerde birikmesine bağlı olarak bu organlarda büyüme saptanabilir.

Lenfoblastlardaki artış kemik- eklem ağrılarına, baş ağrısına, iştahsızlık, bulantı, kusma ve kilo kaybına neden olur.

 

ALL’de tanı nasıl konur?

Kan sayımında kansızlık ve trombosit sayısında düşüklük sıklıkla saptanır. Lökosit sayısı yüksek, düşük veya nadiren normal olabilir. Periferik yaymada blastların görülmesi tanıyı destekler (Şekil-10). Kesin tanı için kemik iliği biyopsisi yapılması gerekir. Biyopsi örneği özel boyalarla boyanır ve akım sitometrisi (flow cytometry) ile incelenir. Kromozom anormalliklerinin tayini için genetik inceleme yapılır.

 

Şekil -10 ALL de lenfoblastlar

 

                         

 

ALL’nin nedeni nedir?

All’nin nedeni bilinmemektedir. Ancak kalıtsal yol ile geçen veya bulaşıcı bir  hastalık değildir.

 

ALL’de tedavi seçenekleri nelerdir?

Çok sayıda ilaç ve kemoterapi rejimi ALL’de etkili olmasına rağmen en iyi tedavi rejimi belli değildir. Merkezlere göre tedavi değişebilir. Tedavi saptanan genetik bozukluğa, yaşa, lökosit sayısına, lenfoblastların tipine göre de değişir. Tedavinin 4 temel dönemi vardır. 1- Remisyon sağlanması 2- Pekiştirme tedavisi 3- Sinir sistemini koruyucu tedavi 4- İdame tedavisi

 

Remisyon sağlanması;

 Bu dönem  4-8 haftalık bir tedavidir ve mutlaka hastanede yatırılarak yapılmalıdır. Sıklıkla vincristin (oncovin) ve  daunoblastin (daunomicina), idarubisin (zavedos) damar yoluyla, kortizon (prednol, dekort) ise ağız veya damar yoluyla kullanılır. Diğer ilaçlardan siklofosfamid (endoxan), L-asparaginaz (kidrolaz) damardan veya kalçadan verilir. Bu ilaçlar lösemik hücreleri öldürürken kansızlık, kanama ve ateş gibi yan etkilerin ortaya çıkmasına neden olurlar.

Yukarıda belirtilen ilaçlardan oluşan kemoterapi protokolleri ile %75-85 oranında remisyon (kan sayımının normalleşmesi, kemik iliğinde blast oranının %5 in altında olması ve hastanın şikayetlerinin kaybolması) sağlanır. Ancak bu dönem ilave tedavi verilmezse kısa sürelidir. Çünkü başlangıçta vücutta bulunan lösemik hücrelerin az bir kısmı tedaviye rağmen hala vücutta bulunurlar. Bu nedenle idame ve  pekiştirme tedavileri verilir.

 

Pekiştirme tedavisi nedir?

Remisyon sağlanan hastalarda ilave tedavi verilmezse hastalık tekrarlar (nüks). Çünkü kemik iliği ve kan sayımlarında saptanamamasına rağmen  vücutta gizli kalan çok az sayıda blast vardır. Uygulanan tedavi ya remisyonda verilen tedavinin tekrarı veya farklı kemoterapi protokollerinin verilmesinden oluşur. Bu dönemde beyin ve omurilikte saklanmış blastların nüks yapmasını engellemek amacıyla sinir sistemini koruyucu tedavi verilir. Koruyucu tedavi belden özel iğne yardımıyla kemoteropatik ilaç verilmesi ile  sıklıkla başa ve omurgaya radyoterapi verilmesinden meydana gelir.

 

Kemik iliği nakli ne zaman ve kimlere yapılmalı? 

Kemik iliği nakli her hastaya önerilmez. İlik nakli AML’de bahsedildiği gibi allojenik ve otolog olmak üzere ikiye ayrılır. Allojenik kemik iliği nakli nüks eden, remisyon tedavisine yanıt alınamayan ve yüksek riskli (9-22 kromozom bozukluğu olan, remisyona geç giren lökosit sayısı çok yüksek olan) hastalara yapılır.

 

İdame tedavisi nedir?

İdame tedavisi daha hafif  kemoteropati protokollerin  genellikle 2-3 yıl verilmesinden oluşur. Bu tedavi için hastanın hastanede yatması gerekli değildir. İdame tedavisi için Methotrexate (Methotrexate®, Emthexate® ) kortizon (Prednol®, Ultralan®, Dekort ®), Mercaptopurin (Purinethol®) ve Vincristine (Oncovin®, Vincristine®) kullanılır. Bu dönemde kan tahlillerine göre alınan ilaçların dozları ayarlanır. Vincristine bağlı el ve ayak uyuşmaları ve kortizona bağlı mide şikayetleri, tansiyon, kemik erimesi ve kan şekeri yönünden hasta aralıklarla kontrol edilir.

 

Uzun süreli kontrol gerekir mi?

Hastalara 2 yıl süreyle 3- 6 ayda bir kemik iliği biyopsisi yapılması gerekir. Genellikle 5 yıl hastalığı nüks etmeyenlerin şifa olduğu yani hastalığın tekrarlamayacağı kabul edilir.

 

AML /ALL li hasta yakınları  nelere dikkat etmelidirler ?

Akut lösemi tedavisinde kullanılan kemoterapik ilaçlar  kemik iliğini baskıladıkları için kemoterapi sırasında hastaların eritrosit, trombosit süspansiyonuna ihtiyaçları olur. Trombosit süspansiyonlarının hazırlanması için gönüllü vericilerin temininde hasta yakınlarından yardım istenebilir. Bu dönemde hastaların lökositleri de düştüğü için mikroplara karşı daha duyarlı hale gelirler. Bu yüzden lökositlerin düşük olduğu dönemde hasta ziyaretlerinin sınırlandırılması ve hastalara hastane dışından yiyecek ve içecek getirilmemesine özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir. Hastane kurallarına mutlaka uyulmalıdır. Grip/nezle gibi bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu dönemlerde hasta olan hiç kimse hastaneye gitmemelidir. Oda ziyaretine müsaade edilen hastaların odasına ziyaretçiler sıra ile girmeli ve bir kişiden fazla ziyaretçi aynı anda odada bulunmamalıdır.


 






<<< Önceki Sayfa



Alt Başlıklar
   © 2017 Prof. Dr. Ahmet ÖZTÜRK - www.hematolojika.com